Her Ramazan ayında dünyanın bir köşesinde Müslümanlara zulüm var.
Geçen Ramazan terörü bir devlet politikası haline getirip, kuruluşundan beri terör ile ayakta duran israil, Filistin’i bombardımana tutmuştu.
Bu yıl tablo aynı. Budist kafir kızıl çin, Doğu Türkistan’da ki Müslüman kardeşlerimizi insanlık dışı uygulamalara karşı karşıya bırakıyor; sistemli bir şekilde soykırım ve asimilasyon politikası yürütüyor.

Bütün dünya ( biz dahil ) burada yaşanan zulmü görmezden geliyoruz.
Zalim çin gece gündüz zulümlerini sırf bunlar Müslümanlar diye devam ettirirken biz sabırsızlıkla iftar saatlerimizi bekliyoruz. Rahatlığımızın batmasından şikayet ediyoruz. Tüm dünya gibi bizlerde din kardeşlerimizin katledilişine sadece seyirci kalıyoruz.
Ne yazık ki aşağılık yürüyüş kadar kamuoyu oluşturamıyor, bir değişle zulme ortak oluyoruz.

Toplum olarak o kadar kutuplaşmız durumdayız ki Filistin zulmüne karşı durana şu partili, Doğu Türkistan için yürüyüş yapanlara şu partili diyoruz. Adeta toplumda bizi bir araya getiren tüm paydaları yok etmişiz.
Utanıyorum; “Zulüm nerede olursa olsun, dimdik karşısında durmamız gerekiyor” demesi gerektiği halde sessiz kalanlar adına.

SAKIN, ALLAH’I ZALİMLERİN YAPTIKLARINDAN HABERSİZ SANMA! ANCAK, ALLAH ONLARI (CEZALANDIRMAYI), KORKUDAN GÖZLERİN DIŞARI FIRLAYACAĞI BİR GÜNE ERTELİYOR.
İBRAHİM SURESİ 42. AYET


Son olarak ister Filistinli, ister Suriyeli isterse Doğu Türkistanlı olsun. Eğer ki bir Müslüman çocuğu bu haldeyse biz bunun hesabını veremeyiz.

En güçlü silahımız dualarımız..

Çin zulmü altındaki kardeşlerimize ve tutunacak dalı kalmayan; merhamet bilmezlerle karşı karşıya kalıp sesi kısılan, gücü tükenen kardeşlerimize Sen yetiş Allah’ım..

Sabır ve teslimiyet gücü ver biçarelere.

Acı ve vefasızlığın enkazından kurtar..
Âmin!..

Bu alana reklam verebilirsiniz!